fbpx
Randevu Al

ERKEKLER HANGİ POZİSYONDA İDRAR YAPMALI? AYAKTA İDRAR YAPMAK SAKINCALI MI?

ERKEKLER HANGİ POZİSYONDA İDRAR YAPMALI? AYAKTA İDRAR YAPMAK SAKINCALI MI?

Erkekler vücut yapıları (anatomileri) nedeniyle farklı pozisyonlarda idrarlarını boşaltabilirler. Batı toplumlarında erkekler genelde ayakta idrar yaparken, doğu ve Asya ülkelerinde erkekler oturarak veya çömelerek idrarlarını yaparlar. “Hangi pozisyonda idrar yapmak daha sağlıklıdır?” sorusu şimdiye kadar çok tartışılmış ve bu konuda birçok bilimsel çalışma yayınlanmıştır. İngiliz bilim adamı Raglan W Barnes 1883 yılında Hindistan’da idrar kesesi (mesane) taşının çok sık olduğunu ve bu durumun idrar yapma pozisyonları ile ilgili olduğunu düşünmüştür. Kendi hastalarımdan da prostat büyümesinin veya kanserinin ayakta idrar yapmaktan kaynaklandığını düşünenleri gördüm. Peki bilimsel araştırmalar bu konuda neler ortaya koyuyor? Gerçekten ayakta idrar yapmak sağlık açısından sakıncalı mı?

Bu konuda şimdiye kadar birçok çalışma yapılmasına rağmen güvenilirliği yüksek çalışmalar sınırlı sayıda. Bütün çalışmaların verilerini inceleyip sonuçlar ortaya koyan meta-analiz dediğimiz kanıt düzeyi en yüksek araştırma makalesi yakın zamanda yayınlandı. Yapılan araştırmalarda maksimum idrar akım hızı, idrar sonrası mesanede kalan idrar hacmi, idrar yapma süresi gibi değerler incelenmiş. Bu araştırmanın sonucuna göre genç veya henüz prostat şikayetleri başlamamış genç-orta yaş erkeklerde ayakta ve oturarak idrar yapma sırasında değerler arasında farklılık yoktur.

Prostat bezi büyüyüp idrar yolunda tıkanma yaptığı zaman hastalarda alt üriner sistem şikayetleri (örneğin idrar akımında zayıflama, sık idrara çıkma, çatallı veya dağınık işeme, idrarının tamamını tek seferde boşaltamama ve gece idrarını yapmak için uyanma) görülür. Özellikle 50 yaş üstü olan bu grup kişiler için oturur pozisyonda işeme önerilmektedir. Çünkü oturur pozisyonda daha hızlı ve daha fazla idrar yaparlar ve sonuçta mesanede daha az idrar kalır. İleri yaştaki erkekler ayakta idrar yapmaya çalıştıklarında dengelerini sağlamak için pelvik kaslarını daha fazla kasarlar ve bu durumda idrar akışı, boşaltma fonksiyonu aksar. Oturma pozisyonunda ise pelvik kaslar gevşer, mesane kası ve hatta karın kasları kasılıp daha güçlü bir akım ile daha fazla idrar boşaltılır. Ayakta idrar yapılırken gaz veya gaita (büyük abdest) kaçırma endişesiyle anal sfinkter (makatta büyük abdest kontrolünü sağlayan kas) kasılır. Bu kasılma sırasında pelvik kaslar da kasılır ve idrar akışı engellenir.

Tuvalet yapma alışkanlığı kültürel ve dini faktörlerden de etkilenir. Dinimizde ayakta idrar yapma tavsiye edilmemektedir. Bunun sebebi ayakta yaparken kıyafetlere ve etrafa sıçrayan idrardır. Ayrıca ayakta idrar yapıldığı zaman idrar kesesi tamamen boşalmayıp kalan idrar sonradan çamaşırda ıslaklık ve kirlenmeye sebep olmaktadır. İdrar borusu (üretra) arkadan öne doğru sağılarak içerde kalan idrar boşaltılabilir.

İdrar yapılacak ortamın hijyenik koşulları da çok önemlidir. Hijyenik olarak uygun ortam olmadığında ayakta idrar yapılması daha sağlıklı olabilir. Bazı ileri yaş hastalar veya diz-kalça-omurga eklem rahatsızlığı olanlar çömelemezler veya çömelmeleri önerilmez. Bu kişiler de ya oturarak veya bir desteğe dayanarak ayakta idrarlarını yapabilirler. Hatta oturma veya çömelme güçlüğü çeken bayanların ayakta idrar yapabilmelerini sağlayan özel aparatlar geliştirilmiştir.

Oturur pozisyonda işeme veya dışkılama yaparken her iki ayağın yere basması tam bir gevşeme için gereklidir. Özellikle çömelme pozisyonu sağlıklı dışkılama için önerilmektedir.  Büyüklerin kullandığı klozetleri kullanmak zorunda olan çocuklar için de bu durum sorun teşkil etmektedir. Yalnızca dışkılama için değil sağlıklı bir işeme fonksiyonu için de boya uygun klozetler veya yan basamaklar kullanılmalıdır.

Sonuç olarak ileri yaş erkekler için oturarak veya çömelerek idrar yapmak sağlık açısından daha faydalıdır. Genç-orta yaş erkekler için ayakta veya oturarak idrar yapma açısından fark yoktur. İdrar yapılacak ortam ve hijyenik koşullar da idrar yapma şeklinde belirleyicidir.