Penil Rehabilitasyon: Prostat Ameliyatı Sonrası Sertleşme Tedavisi ve Cinsel Fonksiyonun Geri Kazanılması

Penil Rehabilitasyon
14 dk okuma Son güncelleme: 8 Mayıs 2026 Hekim onaylı içerik
Doç. Dr. A. Kadir Tepeler ›

Prostat kanseri tanısı alan erkeklerin önemli bir kısmı için endişe sadece kanserin tedavisi değil, ameliyat sonrası cinsel fonksiyonun nasıl etkileneceğidir. Radikal prostatektomi (RP), prostat kanserinin en etkili tedavilerinden biridir; ancak prostatın etrafındaki sinir-damar paketleri (kavernöz sinirler) operasyon sırasında zedelendiğinde geçici ya da kalıcı sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) gelişebilir. Bu noktada devreye giren penil rehabilitasyon; ameliyat sonrası erken dönemde başlatılan, ilaç ve cihaz tabanlı protokollerle penisin sünger dokusunu (korpus kavernozum) korumayı, oksijenlenmesini sürdürmeyi ve doğal ereksiyon kapasitesini geri kazandırmayı hedefler. Bu yazıda penil rehabilitasyonun ne anlama geldiğini, kimlere uygulandığını, hangi yöntemlerin kullanıldığını ve başarı oranlarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz. Doç. Dr. Abdulkadir Tepeler’in vurguladığı gibi: prostat kanseri ameliyatı sonrası sertleşme sorunu kaderiniz değildir.

🎥 Prostat kanseri ameliyatı sonrası sertleşme sorunu kaderiniz değildir. Penil Rehabilitasyon Nedir? — Doç. Dr. Abdulkadir Tepeler

Penil Rehabilitasyon Nedir?

Penil rehabilitasyon; radikal prostatektomi, sistektomi gibi pelvik ameliyatlar veya pelvik radyoterapi sonrasında penisin sünger dokusunu (korpus kavernozum) ve sinir yapılarını korumak amacıyla planlanan kapsamlı bir tedavi programıdır. Programın temel mantığı şudur: ameliyat sonrası dönemde sinir hasarı nedeniyle penise gelen ereksiyon uyarısı zayıflar; bu da penisin uzun süre yeterince oksijenli kanla dolmamasına yol açar. Oksijensiz kalan korpus kavernozum dokusunda fibroz (sertleşme, esneklik kaybı) gelişir ve ileriki dönemde sinir iyileşse bile penis artık eski şekilde ereksiyon yapamayacak hale gelir.

Penil rehabilitasyon protokolü; PDE5 inhibitörlerinin düzenli kullanımı, vakum erektil cihazlar, intrakavernöz enjeksiyonlar, intraüretral alprostadil ve düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi (Li-ESWT) gibi seçenekleri farklı kombinasyonlarla bir araya getirir. Hangi yöntemin ne zaman ve ne yoğunlukta uygulanacağı; ameliyatın tipine (sinir koruyucu olup olmadığına), hastanın ameliyat öncesi ereksiyon kapasitesine, yaşa, eşlik eden hastalıklara ve hastanın beklentilerine göre belirlenir. Tek tip protokol yoktur, kişiye özel rehabilitasyon planı yapılır.

Prostat Ameliyatı Sonrası Sertleşme Sorunu Neden Gelişir?

Radikal prostatektomi sırasında prostat bezi tamamen çıkarılır. Prostatın hemen yanından geçen ve penisin ereksiyonunu kontrol eden kavernöz sinir paketleri (neurovasküler bantlar) cerrahi sırasında çekilme, ısı, kanama kontrolüne bağlı koter etkisi gibi nedenlerle zedelenebilir. Sinir koruyucu (nerve-sparing) teknikte bu paketler bozulmadan ayrılmaya çalışılır; ancak yine de mikroskopik düzeyde geçici sinir hasarı kaçınılmazdır.

Sinir Hasarı (Nörojenik Bileşen)

Kavernöz sinirler kesilmemiş olsa bile gerilme ve ısıdan etkilenirler; bu duruma nöropraksi denir. Nöropraksi geçicidir ve sinirler aylar içinde kademeli olarak iyileşir; ancak iyileşme süresi 9 ile 24 ay arasında değişebilir. Bu süreçte ereksiyon uyarısı yeterince penise iletilemez.

Damar Yapısının Bozulması (Vasküler Bileşen)

Yeterli ereksiyon yoksa penise gelen oksijenli kan akışı azalır. Hipoksi (oksijen düşüklüğü) zemininde kavernöz dokuda inflamasyon, kollajen birikimi ve fibroz gelişir. Bu süreç başladıktan sonra sinirler iyileşse bile damar duvarları artık eski elastikiyetini koruyamaz.

Venöz Kaçak

Fibroz nedeniyle penis sünger dokusu yeterince genişleyemediğinde, içeri giren kan dışarı geri kaçar. Buna venöz kaçak denir ve ereksiyonun başlasa bile sürdürülememesinin başlıca nedenidir.

Korpus Kavernozum’da Yapısal Değişiklikler

Manyetik rezonans çalışmaları, ameliyat sonrası ilk yıl içinde rehabilitasyon yapılmayan hastalarda penisin uzunluk ve çapında ölçülebilir azalma ve sünger dokuda kalıcı yapısal değişiklikler olduğunu göstermiştir. Erken rehabilitasyon bu değişiklikleri belirgin biçimde önler.

Psikolojik Bileşen

Kanser tanısı, ameliyat stresi, idrar kaçırma kaygısı ve cinsel yetersizlik korkusu performans anksiyetesini yükselterek mevcut organik soruna eklenir. Eş ile iletişim kopukluğu da tabloyu derinleştirir.

Penil Rehabilitasyon Yöntemleri ve Türleri

Penil rehabilitasyon yöntemleri etki mekanizmasına göre üç ana grupta toplanır: ilaç tabanlı, cihaz tabanlı ve cerrahi. Çoğu hasta için en etkili sonuç birden fazla yöntemin kombine edilmesiyle elde edilir.

PDE5 İnhibitörleri (Düzenli Kullanım)

Sildenafil, tadalafil, vardenafil ve avanafil gibi PDE5 inhibitörleri; nitrik oksit yolunu güçlendirerek penis damarlarının açılmasına yardımcı olur. Penil rehabilitasyon protokolünde bu ilaçlar hastanın ihtiyacı olduğu zamanlardan farklı olarak, düzenli ve düşük doz şeklinde kullanılır:

  • Tadalafil (Cialis): günlük 5 mg, uzun süreli kullanım. 36 saatlik etki süresi ve günlük kullanım esnekliği nedeniyle penil rehabilitasyonda en sık tercih edilen seçenektir.
  • Sildenafil (Viagra): haftada 2-3 kez 50-100 mg gece kullanımı, gece ereksiyonlarını desteklemek için.
  • Vardenafil: 10-20 mg, ihtiyaç halinde veya düzenli planda.

Çalışmalar; sinir koruyucu radikal prostatektomi sonrası ilk 6 ayda günlük tadalafil kullanan hastalarda, ihtiyaç halinde kullananlara göre spontan ereksiyon kazanımının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Nitrat içeren kalp ilacı kullananlarda PDE5 inhibitörleri kontrendikedir.

Vakum Erektil Cihazlar (VED)

Penise geçirilen şeffaf silindirin havası mekanik veya bataryalı pompa ile boşaltılır; oluşan negatif basınç penise kan çekilmesini sağlar. İlişki sırasında ereksiyonu korumak için kökünde tutucu halka kullanılır; rehabilitasyon amaçlı kullanımda ise halka takılmadan günde 1-2 kez 5-10 dakika boyunca uygulanır. Amaç; penise düzenli oksijenli kan akışı sağlayarak fibrozu önlemektir. VED, ilaca yanıt alınmasa bile kullanılabilen, yan etkisi minimal bir yöntemdir.

İntrakavernöz Enjeksiyon (ICI)

Hasta, ilişkiden 5-15 dakika önce penis yan yüzeyine ince bir iğne ile alprostadil ya da papaverin/fentolamin/alprostadil karışımı (trimix) enjekte eder. Sinir uyarısından bağımsız olarak güçlü ve güvenilir ereksiyon sağlar. PDE5 inhibitörlerine yanıt alınamayan hastaların büyük çoğunluğunda etkilidir. Penil rehabilitasyonda haftada 2-3 enjeksiyon hem cinsel ilişki için kullanılır hem de penisin oksijenlenmesini sürdürür. Yan etkiler arasında penis ağrısı, küçük hematom, nadiren priapizm ve uzun dönemde küçük skar (Peyronie benzeri plak) sayılabilir; bu nedenle doz titrasyonu ve teknik mutlaka hekim eşliğinde öğrenilmelidir.

İntraüretral Alprostadil (MUSE)

Üretra içine yerleştirilen küçük bir aplikatörle alprostadil ilaç çubuğu uygulanır. Enjeksiyondan daha düşük etkili olsa da iğne istemeyen hastalar için bir alternatiftir. Yan etki olarak idrar yolu yanması ve nadiren tansiyon düşmesi görülebilir.

Düşük Yoğunluklu Şok Dalga Tedavisi (Li-ESWT)

Düşük yoğunluklu ses dalgaları penisin damar yatağına uygulanarak neoanjiyogenez (yeni damar oluşumu) ve endotel fonksiyonunda iyileşme sağlanır. Ağrısız, ameliyatsız ve ayaktan yapılan bir uygulamadır; haftada 1-2 seans olmak üzere 6-12 seans planlanır. Özellikle damar tabanlı ED’de etkilidir; PDE5 inhibitörlerine düşmüş yanıtın yeniden alınmasında destek tedavi olarak kullanılır.

Penis Protezi (Mutluluk Çubuğu)

Tüm medikal tedavilere rağmen ereksiyon sağlanamayan veya hastanın memnun olmadığı kalıcı sertleşme sorununda son basamaktır. Şişirilebilir (3 parçalı, modern standart) veya bükülebilir (malleable) protezler vardır. Şişirilebilir protezde torbaya yerleştirilen pompa ile ereksiyon kontrol edilir, ilişki sonrası indirilir. Memnuniyet oranı erkek ve partner tarafında %90’ın üzerindedir. Radikal prostatektomi sonrası protez ameliyatı, ameliyat sonrası en az 12-18 ay beklendikten sonra (rehabilitasyondan beklenen yanıt alınamamışsa) planlanır.

Penil Rehabilitasyona Ne Zaman Başlanır?

Erken başlangıç başarının en önemli belirleyicisidir. Genel kural; sondalı dönem bitince ve cerrahi alanın iyileşmesi tamamlandığında, yani ameliyattan 4-6 hafta sonra rehabilitasyon programının başlamasıdır.

Erken Dönem (0-6 Hafta)

Ameliyattan hemen sonraki dönemdir. Sondalı süre ve cerrahi iyileşme önceliklidir. Rehabilitasyon henüz başlamaz; ancak hastaya genel bilgilendirme, eş ile iletişim ve psikolojik destek sağlanır. Aşırı erken cinsel aktivite önerilmez.

Aktif Rehabilitasyon Penceresi (6 Hafta – 12 Ay)

Bu dönem kritik penceredir. PDE5 inhibitörleri, vakum cihazı ve gerekirse enjeksiyonlar bu sürede aktif olarak kullanılır. Korpus kavernozum doku oksijenlenmesini sürdürmek temel hedeftir. Erkek ne kadar erken başlatılırsa, sinir iyileştiğinde elde edilecek doğal ereksiyon kalitesi o kadar yüksek olur.

Geç Dönem (12 Ay Sonrası)

Sinirlerin iyileşme potansiyeli yavaşlar. Bu dönemde rehabilitasyona ek yanıt alınmıyorsa hasta ile penis protezi seçeneği değerlendirilir. Genel olarak ameliyattan 18-24 ay sonra protez kararı kesinleştirilir.

Sinir Koruyucu vs Sinir Korumayan Cerrahi

Radikal prostatektominin teknik tipine göre cinsel fonksiyonun geri kazanım oranı belirgin biçimde değişir. Sinir koruyucu (nerve-sparing) ameliyat, prostat kapsülüne komşu kavernöz sinir-damar paketlerinin korunduğu tekniktir. Tümörün yayılım derecesine ve cerrahın deneyimine bağlı olarak tek taraflı veya çift taraflı sinir koruma yapılır.

Cerrahi Tipi12. Ay Ereksiyon Kazanımı24. Ay Ereksiyon Kazanımı
Çift taraflı sinir koruyucu%50-70%70-85
Tek taraflı sinir koruyucu%25-40%40-55
Sinir korumayan%5-15%10-25

Tablodaki oranlar, penil rehabilitasyon protokolü uygulanmış hasta serileri için geçerlidir. Rehabilitasyon yapılmayan hastalarda oranlar yarı yarıya düşmektedir. Robotik radikal prostatektomi, görüntü büyütme ve hassas diseksiyon avantajıyla sinir koruma oranını yükselten bir yaklaşımdır.

Tedaviye Etki Eden Faktörler ve Risk Faktörleri

  • Ameliyat öncesi ereksiyon kalitesi: En güçlü öngörücüdür. Ameliyattan önce sertleşmesi iyi olan erkeklerde geri kazanım çok daha yüksektir.
  • Yaş: 60 yaş altında geri kazanım oranı 70 yaş üstüne göre belirgin yüksektir.
  • Sinir koruma derecesi: Çift taraflı sinir koruyan ameliyatlarda sonuç en iyidir.
  • Diyabet: Eşlik eden diyabet hem sinir iyileşmesini hem damar fonksiyonunu olumsuz etkiler.
  • Hipertansiyon, dislipidemi, kalp hastalığı: Mevcut damar hasarı varsa rehabilitasyon yanıtı düşer.
  • Sigara: Endotel hasarını artırarak başarıyı azaltır.
  • Obezite ve hareketsiz yaşam: Testosteronu düşürür, vasküler sağlığı bozar.
  • Rehabilitasyona uyum: Düzenli ilaç ve cihaz kullanımı sonucu doğrudan etkiler.
  • Eş desteği: Eşin sürece dahil olduğu hastalarda psikolojik bileşen daha iyi yönetilir.
  • Adjuvan tedaviler: Ameliyat sonrası radyoterapi veya hormon tedavisi başlatılması ereksiyon geri kazanımını olumsuz etkiler.

Tanı Yöntemleri ve İzlem

Penil rehabilitasyon kararı verilmeden önce ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası dönemde standart bir değerlendirme yapılır. İzlem boyunca da düzenli kontroller şarttır.

IIEF-5 Skorlaması

Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi (IIEF-5) beş soruluk standart ankettir. Ameliyat öncesi başlangıç değer olarak ölçülür; ameliyat sonrası 3, 6, 12 ve 24. aylarda tekrarlanarak rehabilitasyon yanıtı objektif olarak izlenir. 22 puan ve üzeri normal kabul edilir; 8 puan altı ağır erektil disfonksiyondur.

Sabah Testosteron Düzeyi

Cinsel istek (libido) düşüklüğü olan veya yorgunluk, kas kaybı, depresyon yakınmaları ile gelen hastalarda sabah testosteron düzeyi mutlaka kontrol edilmelidir. Testosteron eksikliği saptanırsa replasman tedavisi rehabilitasyon başarısını artırır. Prostat kanseri hastalarında testosteron tedavisi onkoloji ekibiyle birlikte planlanır.

Penil Doppler Ultrason

İlaca yetersiz yanıt alınan veya protez planlanan hastalarda penisin damar yapısını değerlendirmek için yapılır. Penise küçük bir test enjeksiyonu yapılır; arteriyel akım hızı (PSV) ve venöz kaçak ölçülür. Sonuçlar tedavi yönlendirmesinde belirleyicidir.

Gece Penil Tümesans (NPT) Ölçümü

Uyku sırasında oluşan kendiliğinden ereksiyonların kaydedilmesidir. Organik ile psikojenik ED ayrımına yardımcı olur; rutin değil seçilmiş vakalarda kullanılır.

Psikoseksüel Değerlendirme

Performans kaygısı, depresyon ve eşle iletişim sorunları rehabilitasyon başarısını ciddi etkiler. Cinsel terapi ve gerektiğinde psikiyatrik destek sürecin ayrılmaz parçasıdır.

Penil Rehabilitasyon Sürecinin Belirtileri ve Beklenen Yanıt

Rehabilitasyon süresince hastanın gözlemlemesi gereken iyileşme işaretleri:

  • Sabah ve gece kendiliğinden gelişen ereksiyonların kademeli olarak yeniden başlaması
  • İlaç desteğiyle penetrasyon için yeterli ereksiyonun sağlanabilmesi
  • Vakum cihazı kullanımı sonrası penisin renginde ve dolgunluğunda artış
  • Cinsel istek (libido) ve cinsel uyarana yanıtın geri dönmesi
  • Eşle ilişkide artan güven ve performans kaygısının azalması
  • İdrar kontrolündeki iyileşmenin paralelinde cinsel fonksiyonun iyileşmesi

Tam yanıt birkaç ay ile 24 ay arasında değişir. Erken aylarda doğal ereksiyon olmasa bile protokole uyum sürdürülmelidir; sünger doku korunduğu sürece sinir iyileşmesinde geri kazanım potansiyeli korunur.

Penil Rehabilitasyonun Komplikasyonları

  • PDE5 inhibitörlerine bağlı: baş ağrısı, yüz kızarması, mide yanması, burun tıkanıklığı, geçici görsel değişiklikler.
  • Vakum cihazı: ciltte geçici noktasal kanamalar (peteşi), uygun olmayan halka kullanımına bağlı uzun süreli sıkışma.
  • İntrakavernöz enjeksiyon: penis ağrısı, küçük hematom, nadiren priapizm (4 saatten uzun süren ereksiyon — acil müdahale gerektirir), uzun dönemde Peyronie benzeri skar.
  • İntraüretral alprostadil: üretrada yanma, baş dönmesi, tansiyon düşmesi.
  • Penis protezi: enfeksiyon (özellikle diyabetli hastalarda), mekanik arıza, glansa yetersiz dolgunluk hissi.
  • Genel: rehabilitasyona uyumsuzluk durumunda kalıcı fibroz ve ereksiyon kaybı riski.

Yaşam Tarzı, Egzersiz ve Eş Desteği

  • Sigarayı tamamen bırakın — endotel iyileşmesini ve sinir rejenerasyonunu doğrudan destekler.
  • Haftada en az 150 dakika orta tempolu aerobik egzersiz; pelvik taban (Kegel) egzersizleri idrar kontrolünü ve sertleşme kalitesini birlikte iyileştirir.
  • Kilo kontrolü ve Akdeniz tipi beslenme; tansiyon, kolesterol ve testosteron için faydalıdır.
  • Alkolü sınırlandırın; ilaç etkileşimleri ve sinir iyileşmesini yavaşlatması nedeniyle.
  • Eşinizle açık iletişim kurun; rehabilitasyonu birlikte yürütülen bir süreç olarak görün.
  • Cinsel uyarı ve duyusal teması ereksiyon olmasa bile sürdürün — sinirlerin uyarımı iyileşme için önemlidir.
  • Uyku düzeni ve uyku apnesi tedavisi testosteronu ve damar fonksiyonunu olumlu etkiler.
  • Stres yönetimi ve gerekirse cinsel terapi desteği alın.
  • Rehabilitasyon protokolünüzü atlamayın; düzenlilik en önemli faktördür.
  • Hekim kontrollerinizi (3, 6, 12, 24. ay) IIEF-5 ile birlikte aksatmayın.

Sık Sorulan Sorular

Prostat ameliyatı sonrası sertleşme sorunu kalıcı mıdır?

Hayır, çoğu olguda kalıcı değildir. Sinir koruyucu radikal prostatektomi yapılmış ve penil rehabilitasyon protokolü uygulanmış erkeklerin %50-85’i ameliyattan 12-24 ay sonra kendisini tatmin edici düzeyde ereksiyon kapasitesini geri kazanır. Geri dönüşün hızı ve oranı; ameliyat öncesi ereksiyon kalitesine, yaşa, ek hastalıklara, sinir korumanın derecesine ve rehabilitasyon protokolüne ne kadar düzenli uyulduğuna bağlıdır. İlaca yanıt alınmasa bile vakum, enjeksiyon ve son seçenek olarak penis protezi ile ereksiyon her hastada sağlanabilir.

Penil rehabilitasyona ne zaman başlanır ve ne kadar sürer?

Rehabilitasyon ameliyat sonrası sondalı dönem bittikten ve cerrahi iyileşme tamamlandıktan sonra, genellikle ameliyattan 4-6 hafta sonra başlatılır. İlk 12 ay aktif rehabilitasyon dönemidir; bu dönemde günlük tadalafil ya da haftalık vakum/enjeksiyon protokolü düzenli sürdürülür. Sinir iyileşmesi için pencere 18-24 aya kadar uzayabilir. Bu süre sonunda doğal ereksiyon yeterli düzeye gelmediyse penis protezi kararı değerlendirilir. Erken başlamak başarının en önemli faktörlerinden biridir.

Sinir koruyucu radikal prostatektomi her hastaya uygulanabilir mi?

Hayır. Sinir koruyucu teknik; tümörün prostat kapsülüne yakın yerleşimli olmadığı, ameliyat öncesi PSA, biyopsi Gleason skoru ve görüntüleme sonuçlarına göre yayılım riski düşük olan hastalarda tercih edilir. Tümörün yerleşimine göre tek taraflı, çift taraflı veya hiç sinir koruma yapılamayabilir. Karar; hastanın kanser kontrolünü tehlikeye atmadan yapılabilecek en iyi cinsel fonksiyon korumasını sağlayacak şekilde, onkolojik öncelikler temel alınarak verilir. Robotik radikal prostatektomi sinir koruma oranını artıran modern bir yaklaşımdır.

Penil rehabilitasyonda günlük tadalafil mi yoksa ihtiyaç halinde sildenafil mi daha iyidir?

İki strateji de etkili olabilir; ancak penil rehabilitasyon protokolünde günlük düşük doz tadalafil (5 mg) en sık tercih edilen seçenektir. Tadalafilin 36 saatlik etki süresi penisin sürekli oksijenli kanla beslenmesini destekler ve fibrozu önler. Sildenafil ise gece ereksiyonlarını desteklemek için haftada 2-3 gece 50-100 mg dozda kullanılabilir. Hangi protokolün uygulanacağı; hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve maliyet/uyum tercihine göre üroloji uzmanınızla birlikte belirlenir.

Vakum cihazını ilaçsız tek başıma kullansam yeterli olur mu?

Vakum erektil cihaz, penil rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır ve tek başına bile penisin oksijenlenmesini sağlayarak fibrozu önemli ölçüde önler. İlaca yanıtı olmayan ya da ilaç kullanamayan hastalarda iyi bir alternatiftir. Ancak en iyi sonuç için vakum cihazını PDE5 inhibitörü ve/veya enjeksiyon tedavisi ile birlikte kombine etmek genellikle daha etkilidir. Cihaz kullanımı doğru teknikle öğrenilmelidir; uygun olmayan halka kullanımı doku hasarına yol açabilir. Üroloğunuzla birlikte sizin için doğru kombinasyonu belirleyin.

Penil rehabilitasyon işe yaramazsa ne yapılır?

Aktif rehabilitasyon protokolüne 12-18 ay düzenli uyulmasına rağmen tatmin edici ereksiyon sağlanamadığı durumlarda, hasta ile birlikte bir sonraki basamak değerlendirilir. Bu durumda en güvenilir kalıcı çözüm şişirilebilir penis protezi ameliyatıdır. Modern üç parçalı protezlerle erkek istediği anda ereksiyon elde eder; memnuniyet oranı %90’ın üzerindedir. Diyabetli ve daha önce pelvik radyoterapi almış hastalarda enfeksiyon riskini azaltmak için antibiyotik kaplı protezler tercih edilir. Protez kararı; hasta beklentileri, eşlik eden hastalıklar ve cerrahın deneyimi göz önüne alınarak verilir.

Önceki Yazı

Üretra Yaralanması (Üretral Travma) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Sonraki Yazı

Balayı sistiti nedir? Nasıl tedavi edilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Aradığınızı bulmak için lütfen yazmaya başlayın...
Call Now Button