Üriner retansiyon, mesanedeki idrarın tamamen veya kısmen boşaltılamaması durumudur. Halk arasında idrar tutukluğu, idrar yapamama veya idrar tıkanıklığı olarak da bilinen bu durum, hem akut hem de kronik formlarda ortaya çıkabilir. Akut üriner retansiyon acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durum iken, kronik form sinsi bir şekilde ilerleyerek böbrek hasarına yol açabilir. Erkeklerde kadınlara göre çok daha sık görülen bu problem, özellikle 50 yaş üstü erkeklerde prostat büyümesine bağlı olarak sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Üriner Retansiyon Nedir?
Üriner retansiyon, mesanenin (idrar kesesinin) içindeki idrarı dışarı atamaması veya tam olarak boşaltamaması durumudur. Normal şartlarda mesane dolduğunda beyne sinyal gönderir ve kişi idrar yapma ihtiyacı hisseder. İdrar yapma sırasında mesane kası (detrüsör) kasılır, mesane boynu ve üretra sfinkteri gevşer ve idrar üretra yoluyla dışarı atılır. Bu koordineli süreçte herhangi bir aksama, üriner retansiyona neden olabilir.
Üriner retansiyon iki ana kategoride incelenir: akut ve kronik. Akut üriner retansiyon ani başlangıçlı olup, kişi hiç idrar yapamaz ve şiddetli ağrı hisseder. Bu durum tıbbi bir acildir ve hemen müdahale gerektirir. Kronik üriner retansiyon ise yavaş gelişir; kişi idrar yapabilir ancak mesanesini tamamen boşaltamaz. Mesanede kalan bu idrara rezidü idrar veya artık idrar denir. Kronik form başlangıçta belirti vermeyebilir ve tesadüfen keşfedilebilir.
İstatistiksel olarak üriner retansiyon erkeklerde kadınlara göre 10-13 kat daha sık görülür. 70 yaş üstü erkeklerde akut üriner retansiyon görülme sıklığı yılda 1000 kişide 3-7 arasındadır. Bu durum yaşla birlikte artış gösterir ve özellikle iyi huylu prostat büyümesi (BPH) olan erkeklerde risk belirgin şekilde yükselir. Kadınlarda ise pelvik organ sarkması, geçirilmiş pelvik cerrahiler ve nörolojik hastalıklar başlıca risk faktörleridir.
Üriner Retansiyon Türleri
Akut Üriner Retansiyon
Akut üriner retansiyon, idrar yapma yeteneğinin aniden ve tamamen kaybolmasıdır. Mesane dolu olmasına rağmen kişi idrar yapamaz ve suprapubik bölgede (göbeğin altında) şiddetli ağrı hisseder. Bu durum saatler içinde gelişir ve acil müdahale gerektirir. Tedavi edilmezse mesane aşırı gerilir, böbreklere geri basınç oluşur ve akut böbrek hasarı gelişebilir.
Akut üriner retansiyonun en sık nedeni erkeklerde prostat büyümesidir. Ancak bazı ilaçlar, cerrahi sonrası dönem, konstipasyon, idrar yolu enfeksiyonları ve üretra tıkanıklıkları da akut retansiyona yol açabilir. Soğuk hava, alkol tüketimi ve uzun süre idrar tutma gibi tetikleyici faktörler, prostat büyümesi olan hastalarda akut retansiyon ataklarını başlatabilir.
Kronik Üriner Retansiyon
Kronik üriner retansiyon, mesanenin sürekli olarak tam boşaltılamaması durumudur. Kişi idrar yapabilir ancak her işemeden sonra mesanede önemli miktarda idrar kalır. Normal şartlarda işeme sonrası mesanede 50 ml’den az idrar kalması beklenir; 100 ml üzerinde rezidü idrar patolojik kabul edilir. Kronik retansiyonda bu miktar yüzlerce mililitreye ulaşabilir.
Kronik üriner retansiyon iki alt tipe ayrılır: yüksek basınçlı ve düşük basınçlı. Yüksek basınçlı kronik retansiyonda mesane içi basınç artmıştır ve bu basınç böbreklere geri yansıyarak hidronefroz ve böbrek fonksiyon kaybına neden olabilir. Düşük basınçlı formda ise mesane aşırı gerilmiş ve kasılma gücünü kaybetmiştir; genellikle daha sinsi seyreder. Her iki form da tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Üriner Retansiyonun Nedenleri
Üriner retansiyonun nedenleri genel olarak obstrüktif (tıkayıcı) ve non-obstrüktif (tıkayıcı olmayan) olarak iki ana grupta incelenir. Obstrüktif nedenler idrar akışının mekanik olarak engellenmesini içerirken, non-obstrüktif nedenler mesane kasının yetersiz kasılması veya sinir sistemi bozukluklarını kapsar.
Erkeklerde Nedenler
Erkeklerde üriner retansiyonun en sık nedeni iyi huylu prostat büyümesidir (BPH). Prostat bezi üretrayı çevreler ve büyüdüğünde idrar akışını engelleyebilir. 50 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısında histolojik olarak prostat büyümesi mevcuttur ve bu oran 80 yaşında %90’a ulaşır. Diğer nedenler şunlardır:
- Prostat kanseri: Prostatın malign büyümesi de tıkanıklığa neden olabilir
- Üretra darlığı: Enfeksiyon, travma veya önceki kateterizasyona bağlı gelişen skar dokusu
- Fimozis: Sünnet derisinin geriye çekilememesi
- Mesane boynu sklerozu: Mesane çıkışının sertleşmesi
- Üretra taşı: İdrar yoluna düşen taşlar
- Akut prostatit: Prostat enfeksiyonu sırasında şişlik
Kadınlarda Nedenler
Kadınlarda üriner retansiyon erkeklere göre çok daha nadir görülür. Ancak bazı durumlar kadınlarda retansiyona yol açabilir:
- Pelvik organ prolapsusu (sarkması): Özellikle sistosel (mesane sarkması) ve rektosel
- Pelvik cerrahi sonrası: İnkontinans cerrahisi veya histerektomi sonrası
- Gebelik ve doğum: Özellikle uzamış doğum veya epizyotomi sonrası
- Pelvik kitleler: Myom, over kisti veya pelvik tümörler
- Üretra divertikülü: Üretrada kese oluşumu
- Üretra karunkülü: Üretra çıkışında iyi huylu kitle
Her İki Cinsiyette Ortak Nedenler
Bazı nedenler hem erkeklerde hem kadınlarda üriner retansiyona yol açabilir:
- Nörojenik mesane: Omurilik yaralanması, multipl skleroz, Parkinson, diyabetik nöropati, inme
- İlaçlar: Antikolinerjikler, antihistaminikler, dekonjestanlar, antidepresanlar, opioidler, kas gevşeticiler
- Anestezi sonrası: Özellikle spinal/epidural anestezi sonrası geçici retansiyon
- Şiddetli konstipasyon: Dolu bağırsakların mesaneye baskısı
- Mesane taşları: Büyük taşların mesane çıkışını tıkaması
- Mesane tümörleri: Mesane çıkışını tıkayan kitleler
- İdrar yolu enfeksiyonu: Özellikle şiddetli sistit veya üretrit
- Detrusor yetersizliği: Mesane kasının zayıflaması (yaşlanma, diyabet, aşırı gerginlik)
Üriner Retansiyonun Belirtileri
Akut Üriner Retansiyon Belirtileri
Akut üriner retansiyon belirtileri dramatik ve acil dikkat gerektirir:
- İdrar yapamama: Kişi çok sıkışık olmasına rağmen hiç idrar yapamaz
- Şiddetli suprapubik ağrı: Göbeğin altında dayanılmaz ağrı ve gerginlik hissi
- Karında şişkinlik: Alt karın bölgesinde gözle görülür şişlik
- Huzursuzluk: Rahat bir pozisyon bulamama, sürekli hareket etme isteği
- Terleme ve anksiyete: Ağrıya bağlı sistemik belirtiler
- Bazen bulantı ve kusma eşlik edebilir
Kronik Üriner Retansiyon Belirtileri
Kronik üriner retansiyon sinsi başlangıçlıdır ve belirtiler yavaş gelişir:
- Zayıf idrar akımı: İdrar ince ve kuvvetsiz akar
- İşeme başlatmada zorluk (hesitans): İdrar başlayana kadar bekleme
- Kesik kesik işeme: İdrar akışının durması ve başlaması
- Tam boşaltamama hissi: İşeme sonrası mesanede idrar kaldığı hissi
- Sık idrara çıkma: Mesane tam boşalmadığı için kısa sürede tekrar dolması
- Noktüri: Geceleri sık uyanarak idrar yapma
- Taşma inkontinansı: Mesane aşırı dolduğunda istemsiz idrar kaçırma (damlama şeklinde)
- Terminal damlama: İşeme sonunda uzun süren damlama
- Karında hafif şişkinlik veya rahatsızlık hissi
Risk Faktörleri
Üriner retansiyon gelişme riskini artıran çeşitli faktörler vardır:
- İleri yaş: Özellikle 60 yaş üstü erkekler
- Prostat büyümesi (BPH) öyküsü
- Diyabet: Diyabetik nöropati mesane fonksiyonunu bozar
- Nörolojik hastalıklar: MS, Parkinson, omurilik hastalıkları
- Geçirilmiş pelvik cerrahi veya radyoterapi
- Geçirilmiş üretra cerrahisi veya kateterizasyon
- Antikolinerjik, antihistaminik veya sempatomimetik ilaç kullanımı
- Kronik konstipasyon
- Aşırı alkol tüketimi
- Soğuğa maruz kalma
- Uzun süre idrar tutma alışkanlığı
Tanı Yöntemleri
Üriner retansiyon tanısı genellikle klinik bulgular ve basit testlerle konulur. Tanı sürecinde altta yatan nedenin belirlenmesi de önemlidir.
Fizik Muayene
Akut üriner retansiyonda suprapubik bölgede dolgun, gergin ve hassas mesane elle hissedilebilir. Perküsyonla matite alınır. Kronik retansiyonda mesane daha az gergin olabilir ancak yine de dolgun hissedilebilir. Erkeklerde dijital rektal muayene ile prostat boyutu, kıvamı ve hassasiyeti değerlendirilir. Kadınlarda pelvik muayene ile organ sarkmaları ve kitleler araştırılır. Nörolojik muayene ile perineal duyu, anal sfinkter tonusu ve alt ekstremite refleksleri kontrol edilir.
Görüntüleme Yöntemleri
Üriner retansiyon tanı ve takibinde çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır:
- Mesane ultrasonografisi: İşeme öncesi ve sonrası mesane hacmini ölçer. Post-void rezidü (PVR) ölçümü için altın standarttır. 100 ml üzeri rezidü anormal kabul edilir.
- Böbrek ultrasonografisi: Hidronefrozun (böbrek şişmesi) varlığını değerlendirir. Kronik retansiyonda böbreklere geri basınç olup olmadığını gösterir.
- Transrektal ultrasonografi (TRUS): Prostat boyutunu ve yapısını detaylı değerlendirir.
- BT veya MR ürografi: Üst üriner sistemin detaylı değerlendirmesi için kullanılır.
- Retrograd üretrografi: Üretra darlığı şüphesinde üretranın görüntülenmesi için uygulanır.
Ürodinami
Ürodinami, mesane ve üretranın fonksiyonel değerlendirmesini sağlayan önemli bir testtir. Özellikle nörojenik mesane şüphesinde veya tedavi planlaması için gereklidir. Sistometri ile mesane kapasitesi ve dolum sırasındaki basınç ölçülür. Basınç-akım çalışması ile işeme sırasında mesane içi basınç ve idrar akım hızı eş zamanlı kaydedilir. Bu sayede tıkanıklık ile mesane kası yetersizliği ayırt edilebilir. Yüksek basınç ve düşük akım tıkanıklığı, düşük basınç ve düşük akım ise detrusor yetersizliğini düşündürür.
Laboratuvar Testleri
Üriner retansiyon değerlendirmesinde yapılan laboratuvar testleri:
- Tam idrar tahlili: Enfeksiyon, hematüri (kanlı idrar) ve diğer anormallikleri saptamak için
- İdrar kültürü: İdrar yolu enfeksiyonu şüphesinde etken ve antibiyotik duyarlılığı için
- Kan üre azotu (BUN) ve kreatinin: Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için
- PSA (Prostat Spesifik Antijen): 50 yaş üstü erkeklerde prostat kanseri taraması için
- Açlık kan şekeri veya HbA1c: Diyabet taraması için
Diğer Tanı Yöntemleri
Gerekli durumlarda ek tanı yöntemleri de kullanılabilir:
- Üroflowmetri: İdrar akış hızının ölçümü. Zayıf akım tıkanıklık veya detrusor yetersizliğini düşündürür.
- Sistoskopi: Endoskopik olarak üretra ve mesanenin görüntülenmesi. Darlık, tümör veya taş varlığını gösterir.
- Mesane günlüğü: Hastanın işeme sıklığı, miktarı ve zamanını kaydetmesi. Fonksiyonel kapasite hakkında bilgi verir.
Üriner Retansiyon Tedavisi
Üriner retansiyon tedavisi, akut durumda acil mesane boşaltılmasını, ardından altta yatan nedenin tedavisini kapsar. Tedavi yaklaşımı retansiyonun tipine ve nedenine göre belirlenir.
Acil Tedavi: Mesane Boşaltılması
Akut üriner retansiyonda ilk ve en önemli adım mesanenin boşaltılmasıdır. Bunun için en sık uygulanan yöntem üretral kateterizasyondur. Steril koşullarda üretradan mesaneye ince bir sonda (Foley kateter) yerleştirilir ve mesanedeki idrar boşaltılır. Eğer üretra tıkalıysa ve sonda geçemiyorsa (örneğin ciddi prostat büyümesi veya üretra darlığı), suprapubik sistostomi uygulanır. Bu işlemde karın duvarından doğrudan mesaneye ince bir kateter yerleştirilir.
Akut retansiyonda mesane boşaltılırken dikkatli olunmalıdır. Çok hızlı boşaltma nadir de olsa komplikasyonlara yol açabilir. Aşırı dolu mesanenin (1000 ml üzeri) ani boşaltılması hematüri (kanlı idrar), hipotansiyon ve post-obstrüktif diüreze neden olabilir. Bu nedenle çok dolu mesanelerde kademeli boşaltma tercih edilebilir.
Geçici ve Kalıcı Sonda Tedavisi
Akut retansiyon sonrası sonda genellikle birkaç gün bırakılır ve ardından deneme amacıyla çıkarılır (TWOC – Trial Without Catheter). Bu süre içinde alfa bloker ilaçlar başlanarak prostat gevşetilmeye çalışılır. TWOC başarısız olursa (hasta tekrar idrar yapamaz veya yüksek rezidü kalırsa) sonda tekrar takılır ve kalıcı tedavi planlanır. Bazı hastalarda uzun süreli veya kalıcı sonda kullanımı gerekebilir. Kalıcı sondalar genellikle 2-4 haftada bir değiştirilir.
Temiz Aralıklı Kateterizasyon (TAK)]
Temiz aralıklı kateterizasyon, kronik üriner retansiyon tedavisinde önemli bir yöntemdir. Hastanın kendisi veya bakıcısı, günde 4-6 kez steril tek kullanımlık sonda ile mesaneyi boşaltır. TAK, kalıcı sondaya göre enfeksiyon riskini azaltır ve hastanın yaşam kalitesini artırır. Özellikle nörojenik mesane hastalarında uzun vadeli mesane yönetimi için tercih edilir. TAK uygulaması için hastanın veya bakıcının eğitim alması ve el becerilerinin yeterli olması gerekir.
İlaç Tedavisi
Üriner retansiyonda altta yatan nedene göre çeşitli ilaçlar kullanılabilir:
- Alfa blokerler (tamsulosin, alfuzosin, silodosin): Prostat ve mesane boynundaki düz kasları gevşeterek idrar akışını kolaylaştırır. BPH’ye bağlı retansiyonda ilk seçenek tedavidir.
- 5-alfa redüktaz inhibitörleri (finasterid, dutasterid): Prostatı küçülterek uzun vadede tıkanıklığı azaltır. Etki göstermesi 3-6 ay sürer.
- Kolinerjik ajanlar (betanekol): Mesane kasının kasılmasını uyarır. Detrusor yetersizliğinde kullanılabilir ancak etkinliği sınırlıdır.
- Antibiyotikler: Enfeksiyona bağlı retansiyonda veya kateterli hastalarda enfeksiyon tedavisi için kullanılır.
Cerrahi Tedavi
İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya anatomik tıkanıklığı olan hastalarda cerrahi tedavi gerekebilir:
- TUR-P (Transüretral Prostat Rezeksiyonu): Prostat büyümesine bağlı tıkanıklıkta altın standart tedavidir. Endoskopik olarak prostat dokusu kazınarak idrar yolu açılır.
- HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon): Lazer ile prostat dokusunun çıkarılması. Büyük prostatlarda tercih edilir.
- Açık prostatektomi: Çok büyük prostatlarda (>80-100 gram) tercih edilebilir.
- Üretroplasti: Üretra darlığında darlık bölgesinin cerrahi onarımı.
- Mesane boynu insizyonu: Mesane boynu sklerozunda endoskopik kesiler.
- Pelvik organ prolapsus cerrahisi: Kadınlarda sistosel veya diğer sarkmaların onarımı.
- Sfinkterotomi: Nörojenik mesanede detrusor-sfinkter dissinerjisinde sfinkter kasının kesilmesi.
Komplikasyonlar
Tedavi edilmeyen veya geç tedavi edilen üriner retansiyon ciddi komplikasyonlara yol açabilir:
- İdrar yolu enfeksiyonu: Mesanede biriken durgun idrar bakteri üremesi için uygun ortam oluşturur. Tekrarlayan enfeksiyonlar sık görülür.
- Hidronefroz: Mesanedeki yüksek basınç böbreklere geri yansıyarak böbrek pelvisinin genişlemesine neden olur.
- Böbrek yetmezliği: Uzun süreli hidronefroz ve geri basınç böbrek fonksiyonlarının kalıcı kaybına yol açabilir.
- Mesane taşları: Durgun idrar ve enfeksiyon mesanede taş oluşumuna zemin hazırlar.
- Mesane duvarı değişiklikleri: Kronik retansiyonda mesane duvarı kalınlaşır (trabekülasyon) veya divertiküller oluşur. İleri evrelerde mesane kası zayıflar ve geri dönüşümsüz hasar oluşabilir.
- Mesane rüptürü: Nadir olmakla birlikte aşırı gerilmiş mesane travma sonucu patlayabilir.
- Ürosepsis: Enfekte idrarın kana karışması ile oluşan hayatı tehdit eden durum.
- Taşma inkontinansı: Mesane kapasitesini aştığında istemsiz idrar kaçırma.
Önleme ve Yaşam Tarzı Önerileri
Üriner retansiyon riskini azaltmak ve mevcut durumu yönetmek için bazı önlemler alınabilir:
- İdrarı uzun süre tutmayın: İdrar yapma ihtiyacı hissedildiğinde ertelemeyin.
- Yeterli sıvı alın: Günde 1.5-2 litre su için. Ancak yatmadan 2-3 saat önce sıvı alımını azaltın.
- Kabızlığı önleyin: Lifli beslenin ve düzenli egzersiz yapın. Kabızlık mesaneye baskı yaparak retansiyona katkıda bulunur.
- Alkol ve kafeini sınırlayın: Her ikisi de mesaneyi tahriş eder ve prostat belirtilerini kötüleştirebilir.
- Soğuktan korunun: Soğuk hava sempatik sistemi uyararak retansiyon riskini artırır.
- İlaçlarınızı gözden geçirin: Antihistaminikler, dekonjestanlar ve bazı antidepresanlar retansiyon riskini artırır. Doktorunuza danışın.
- Çift işeme tekniği: İşeme tamamlandıktan sonra birkaç dakika bekleyip tekrar işeme deneyin. Bu mesanedeki rezidüyü azaltabilir.
- Düzenli prostat kontrolü: 50 yaş üstü erkekler yıllık üroloji kontrolüne gitmelidir.
- Diyabet kontrolü: Kan şekeri regülasyonu diyabetik nöropati gelişimini önleyerek mesane fonksiyonlarını korur.
Ne Zaman Acil Yardım Almalısınız?
Aşağıdaki durumlarda acil tıbbi yardım alınmalıdır:
- Hiç idrar yapamama ve şiddetli karın ağrısı
- Göbek altında şişlik ve gerginlik
- İdrar yapma çabası sırasında şiddetli ağrı
- Ateş ile birlikte idrar yapamama (enfeksiyon belirtisi)
- Kanlı idrar ile birlikte işeme güçlüğü
Akut üriner retansiyon, mesanenin ve böbreklerin zarar görmemesi için en kısa sürede tedavi edilmesi gereken acil bir durumdur. Gecikmiş tedavi kalıcı hasarlara yol açabilir.
Sık Sorulan Sorular
Üriner retansiyon kendi kendine geçer mi?
Akut üriner retansiyon kendi kendine geçmez ve acil tedavi gerektirir. Kronik üriner retansiyonda ise altta yatan neden tedavi edilmeden durum düzelmez. Bazı geçici retansiyon durumları (örneğin anestezi sonrası veya ilaç kaynaklı) neden ortadan kaldırıldığında düzelebilir. Ancak her durumda mutlaka doktor değerlendirmesi gereklidir.
Sonda ne kadar süre takılı kalmalıdır?
Akut retansiyon sonrası sonda genellikle 3-7 gün takılı kalır ve ardından deneme amacıyla çıkarılır. Bu süre içinde alfa bloker ilaçlar başlanır. Bazı hastalarda daha uzun süre sonda gerekebilir veya tekrarlayan retansiyonlarda kalıcı sonda ya da temiz aralıklı kateterizasyon önerilir. Kalıcı sondalar 2-4 haftada bir değiştirilmelidir.
Prostat ameliyatı sonrası idrar retansiyonu olur mu?
Prostat ameliyatları genellikle idrar retansiyonunu tedavi etmek için yapılır. Ancak ameliyat sonrası geçici dönemde şişlik nedeniyle kısa süreli retansiyon görülebilir. Bu genellikle birkaç gün içinde düzelir. Uzun vadede prostat ameliyatı başarılı olduğunda retansiyon sorunu ortadan kalkar.
Hangi ilaçlar idrar retansiyonuna neden olabilir?
Birçok ilaç grubu üriner retansiyona neden olabilir: antikolinerjikler (aşırı aktif mesane ilaçları), antihistaminikler (alerji ilaçları), dekonjestanlar (burun açıcılar), trisiklik antidepresanlar, opioid ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve bazı anestezik ilaçlar. Prostat büyümesi olan hastalarda bu ilaçlar dikkatli kullanılmalı veya alternatifler tercih edilmelidir.
Kronik üriner retansiyon böbreklere zarar verir mi?
Evet, tedavi edilmeyen kronik üriner retansiyon böbreklere ciddi zarar verebilir. Mesanedeki yüksek basınç böbreklere geri yansıyarak hidronefroza (böbrek şişmesi) neden olur. Uzun süreli hidronefroz böbrek dokusunda hasar oluşturur ve kalıcı böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle kronik retansiyon erken dönemde tedavi edilmelidir.
Kadınlarda idrar retansiyonu neden olur?
Kadınlarda üriner retansiyon erkeklere göre daha nadir görülür. Başlıca nedenler arasında pelvik organ sarkması (özellikle sistosel), pelvik cerrahi sonrası (inkontinans ameliyatı, histerektomi), doğum sonrası dönem, pelvik kitleler ve nörolojik hastalıklar sayılabilir. Ayrıca bazı ilaçlar ve şiddetli kabızlık da kadınlarda retansiyona neden olabilir.
Akut ve Kronik Üriner Retansiyon Karşılaştırması
| Özellik | Akut Üriner Retansiyon | Kronik Üriner Retansiyon |
| Başlangıç | Ani, saatler içinde | Yavaş, haftalar-aylar |
| İdrar yapabilme | Hiç yapamaz | Kısmen yapar, rezidü kalır |
| Ağrı | Şiddetli suprapubik ağrı | Hafif veya yok |
| Aciliyet | Acil müdahale gerekir | Elektif değerlendirme |
| Mesane hacmi | 300-1000+ ml | Değişken, 100-500+ ml rezidü |
| İlk tedavi | Acil sonda takılması | İlaç tedavisi / TAK |
Doç. Dr. A. Kadir Tepeler | Üroloji Uzmanı
www.drtepeler.com