Erkek Sağlığı

Testosteron Takviyesi mi, Tedavisi mi? TRT Kimlere Gerekir

Testosteron takviyesi işe yarar mı, TRT kimlere gerekir? Testosteron nasıl ölçülür, tedavinin riskleri, steroidin kısırlık ve kür sonrası etkileri.

Doç. Dr. Abdulkadir Tepeler Hekim onaylı 17 dk okuma

testosteron takviyesi mi testosteron tedavisi mi

Hızlı Yanıt

Testosteron takviyesi olarak satılan bitkisel, vitamin ve mineral ürünlerinin testosteronu anlamlı biçimde yükselttiği güçlü kanıtla gösterilmemiştir. Testosteron tedavisi (TRT) ise belirtileri olan ve iki ayrı sabah ölçümünde testosteronu düşük çıkan erkeklere, hekim kontrolünde verilen reçeteli bir tedavidir. Dışarıdan alınan testosteron ve anabolik steroidler sperm üretimini baskılar; bu yüzden çocuk sahibi olmak isteyen erkekte kullanılmaz. Bırakıldıktan sonra hormonların ve sperm üretiminin toparlanması aylar sürebilir.

“Şu takviyeyi alsam testosteronum artar mı?” sorusunu spor salonunda bile sık duyuyorum; testosteron artırıcı olarak pazarlanan takviyelerin çoğunun bu iddiayı karşılamadığını bir videoda anlatmıştım. Takviye yetmeyince akla testosteron iğnesi ya da tedavisi gelir; bu kararı belirtiler, testosteronun doğru ölçülüp ölçülmediği ve çocuk planı belirler. Bu yazıda “testosteron artırıcı” takviyelerle testosteron tedavisinin (TRT) farkını, tedavinin kimlere gerektiğini, risklerini ve dışarıdan testosteron ya da anabolik steroidin doğurganlığa etkisini güncel kılavuzlar ışığında anlatıyorum. Yaşa bağlı testosteron azalmasının belirtileri için andropoz yazımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Hekiminize danışmadan testosteron, anabolik steroid ya da “testosteron artırıcı” takviye kullanmayın; kullanıyorsanız kendi başınıza bırakmak yerine hekiminizle konuşun.

Testosteron Takviyesi, Testosteron Tedavisi ve Anabolik Steroid: Farkı Ne?

Günlük dilde “testosteron takviyesi” üç farklı şey için kullanılıyor:

İçindekiler
  • “Testosteron artırıcı” takviyeler: Bitki özütleri, vitaminler ve mineraller (çinko, magnezyum, D vitamini gibi) içeren, reçetesiz satılan ürünlerdir. Etiketlerine göre testosteron içermezler; vücudun kendi üretimini artırdıklarını iddia ederler.
  • Testosteron tedavisi (TRT): Testosteron eksikliği tanısı konmuş erkeklere hekimin reçeteyle verdiği ve kan testleriyle izlediği hormon tedavisidir. Jel, kas içi iğne ve bazı ülkelerde ağızdan alınan formları vardır. Amaç, testosteronu normal aralığa getirmektir.
  • Anabolik-androjenik steroidler: Kas kütlesi ve görünüm amacıyla, çoğu zaman reçetesiz ve tedavi dozlarının çok üzerinde kullanılan testosteron ve türevleridir. Bir tanıya dayanmaz, hekim izlemi olmadan kullanılır.

“Testosteron iğnesi steroid mi?” sorusunun cevabı da buradadır: Tedavide kullanılan testosteron da kimyasal olarak bir androjenik steroiddir. Farkı, tanıya dayanarak normal düzeyi hedefleyen dozlarda ve kan testleriyle izlenerek kullanılmasıdır.

Bu konuyla bağlantılı olarak HoLEP prostat ameliyatı rehberinde yöntemin kimlere uygun olduğu, süreci ve iyileşme dönemi ayrıntılı anlatılmıştır.

Testosteron Artıran Takviyeler İşe Yarar mı?

Reçetesiz “testosteron artırıcı” ürünlerin etkisi, iddialarını karşılamıyor:

  • İnternette satılan 50 “testosteron artırıcı” ürünü inceleyen 2020 tarihli bir çalışmada ürünlerin yüzde 90’ı testosteronu artırdığını iddia ediyordu. Ancak ürünlerdeki 109 farklı bileşenin yalnızca yaklaşık dörtte biri için testosteronu artırdığını gösteren yayımlanmış veri bulunabildi; yüzde 10’u için testosteronu düşürebildiğini gösteren veri vardı, çoğu hakkında hiç veri yoktu. Ürünlerin 13’ünde çinko, magnezyum ya da B3 vitamini güvenli günlük üst sınırın üzerindeydi.
  • Bazı takviyelerde etikette yazmayan hormon bulunabilir. 13 ülkede satın alınan, hormon içermediği belirtilen 634 besin takviyesini inceleyen 2004 tarihli bir çalışmada ürünlerin yüzde 14,8’inde etikette yer almayan anabolik steroid saptandı.
  • Kan testinde D vitamini, çinko ya da magnezyum eksikliği saptandıysa bunun hekim önerisiyle düzeltilmesi ayrı bir konudur; bu, takviyenin testosteronu yükselteceği anlamına gelmez. Takviyeyi kullandıktan sonra kendini daha enerjik hissetmek de testosteronun yükseldiğini göstermez.

Fazla kilo, testosteron düşüklüğünün sık nedenlerindendir. Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzu, testosteron tedavisine geçmeden önce yaşam tarzının düzeltilmesini, kilo verilmesini, testosteron üretimini bozabilen ilaçların mümkünse kesilmesini ve eşlik eden hastalıkların tedavisini önerir. Hastalara önerdiğim temel adımlar düzenli uyku, direnç egzersizi, sağlıklı kilo, dengeli beslenme ve sigara ile alkolden uzak durmaktır; EAU’ya göre bu yolla sağlanan testosteron artışı genellikle sınırlıdır. Ayrıntıları testosteron artıran gıdalar ve doğal yöntemler yazımızda, kilonun ürolojik sağlıkla ilişkisini obezite ve ürolojik hastalıklar yazımızda bulabilirsiniz.

Kısacası “testosteron nasıl artar?” sorusunun cevabı bir kutu takviye değil, önce düşüklüğün gerçekten var olup olmadığını ve nedenini bulmaktır. Takviye kullanmadan önce hekiminize danışın.

Testosteron Düşüklüğü Nasıl Ölçülür?

Testosteron günün saatine, açlık-tokluk durumuna ve geçirilen hastalıklara göre dalgalanır; rastgele bir ölçüm tanı için yeterli değildir. Kılavuzların ortak önerileri şunlardır:

  • Sabah ve aç karnına ölçüm: EAU, total testosteronun sabah 07.00–10.00 arasında ve açken ölçülmesini önerir; tok karnına yapılan ölçüm testosteronu olduğundan düşük gösterebilir.
  • Tekrar ölçüm: Düşük çıkan değer, tedavi kararından önce ayrı bir günde en az bir kez daha ölçülerek doğrulanır.
  • Serbest testosteron: Sınırda değerlerde ya da obezite, ileri yaş gibi testosteronu taşıyan proteini (SHBG) etkileyen durumlarda SHBG ile birlikte serbest testosteron hesaplanır.
  • LH, FSH ve prolaktin: Düşüklüğün testisten mi (primer) yoksa beyindeki hipofiz bezinin uyarısından mı (sekonder) kaynaklandığını ayırmaya yarar. Bu ayrım, tedavi seçimini ve doğurganlık planını belirler.
  • Tedavi öncesi testler: Tedavi düşünülüyorsa kan yoğunluğunu gösteren hematokrit ve yaşa göre PSA da ölçülür. Çocuk planı varsa spermiyogram değerlendirmeye eklenir.

Hangi Değer “Düşük” Kabul Edilir?

Kılavuzların eşik değerleri biraz farklıdır. Amerikan Üroloji Derneği (AUA) total testosteron için 300 ng/dL, EAU ise 12 nmol/L (yaklaşık 350 ng/dL) değerini kullanır. Standardize ölçümlerle yapılan geniş bir çalışmada sağlıklı, fazla kilosu olmayan 19–39 yaş erkeklerde normal aralığın alt sınırı 264 ng/dL (yaklaşık 9,2 nmol/L) bulunmuştur. Sonuç, raporunuzdaki referans aralık ve belirtilerinizle birlikte yorumlanır.

Belirti Yoksa Düşük Değer Ne Anlama Gelir?

Tanı için iki koşul birlikte aranır: eksiklikle uyumlu belirtiler (cinsel istekte azalma, sabah ereksiyonlarının seyrekleşmesi, sertleşme sorunu, belirgin yorgunluk gibi) ve tekrarlanan ölçümlerde düşük testosteron. Belirti yoksa yalnızca laboratuvar değerine bakılarak tedavi başlanmaz; ölçüm tekrarlanır ve gerekirse neden araştırılır. Cinsel istekteki azalmanın testosteron dışındaki nedenleri için düşük libido yazımıza bakabilirsiniz.

Testosteron Tedavisi (TRT) Kimlere Gerekir?

Kılavuzlara göre testosteron tedavisi; belirtileri olan, tekrarlanan ölçümlerde testosteronu düşük bulunan ve tedaviye engel bir durumu olmayan erkeklerde düşünülür. Önce düşüklüğün nedeni araştırılır; hipofiz tümörü, prolaktin yüksekliği ya da testosteronu baskılayan bir ilaç varsa tedavi öncelikle bu soruna yöneliktir. TRT’nin amacı belirtileri hafifletmektir; hangi belirtinin ne ölçüde düzeleceği kişiden kişiye değişir.

Testosteron Tedavisinin Uygun Olmadığı Durumlar

EAU, AUA ve Endocrine Society kılavuzlarında öne çıkan durumlar şunlardır:

  • Çocuk sahibi olmaya çalışan ya da yakın dönemde planlayan erkekler; daha sonra çocuk isteyenlerde bu konu tedaviden önce konuşulur.
  • Prostat kanseri ya da erkek meme kanseri; prostat kanseri tedavisi görmüş erkeklerde karar ayrıca değerlendirilir.
  • Yüksek kan yoğunluğu (hematokrit yüzde 54 ve üzeri).
  • Kontrol altında olmayan kalp yetmezliği; Endocrine Society ayrıca son altı ay içinde kalp krizi ya da inme geçirmiş erkeklerde tedaviye başlanmamasını önerir.
  • Tedavi edilmemiş ağır uyku apnesi.
  • Belirtisi olmayan ve testosteronu normal olan erkekler. EAU, testosteronun yaşlanan erkeklerde kas gücünü ya da zindeliği artırmak veya kilo verdirmek amacıyla kullanılmamasını önerir.

Ağır idrar yolu yakınmaları, PSA yüksekliği ya da ailede pıhtı öyküsü olan erkeklerde karar ek değerlendirmeyle verilir.

Testosteron Tedavisinin Riskleri ve Takibi

Sivilce, memede hassasiyet ya da büyüme (jinekomasti), jel formlarında uygulama bölgesine temas eden eşe ya da çocuğa hormon geçişi ve aşağıda anlatılan sperm üretiminde azalma hekim kontrolündeki tedavinin olası yan etkileri arasındadır. Düzenli takipte daha yakından izlenen başlıklar şunlardır:

Kan Yoğunlaşması (Hematokrit Artışı)

EAU kılavuzuna göre testosteron tedavisinin en sık yan etkisi, kırmızı kan hücresi yapımının artmasıyla kan yoğunluğunun yükselmesidir. Bu artış çoğunlukla tedavinin üçüncü ile on ikinci ayları arasında belirginleşir. Hematokrit yüzde 54’ü aşarsa doz azaltılır, ilacın formu değiştirilir, gerekirse tedaviye ara verilir ya da kan alınır.

Prostat

Testosteron tedavisi PSA değerini bir miktar yükseltebilir. TRAVERSE çalışmasının prostat analizinde, riski yüksek olanların dışlandığı 5.204 erkekte testosteron ve plasebo grupları arasında yüksek dereceli prostat kanseri sıklığı açısından anlamlı fark bulunmadı (yüzde 0,19’a karşı yüzde 0,12). Yine de tedavi öncesinde ve sırasında PSA ile parmakla prostat muayenesi yapılır. Ayrıntılar için PSA testi yazımıza bakabilirsiniz.

Kalp ve Damar Sağlığı: TRAVERSE Çalışması

“Testosteron iğnesi kalbe zarar verir mi?” sorusu yıllarca tartışıldı. 2023’te yayımlanan TRAVERSE çalışmasına, kalp-damar hastalığı olan ya da bu açıdan yüksek riskli, belirtili testosteron düşüklüğü bulunan 45–80 yaş arası 5.246 erkek katıldı. Ortalama 33 aylık izlemde kalp krizi, inme ya da kalp-damar kaynaklı ölüm sıklığı testosteron jeli kullananlarda yüzde 7,0, plasebo grubunda yüzde 7,3 oldu; tedavinin bu açıdan plasebodan kötü olmadığı gösterildi. Buna karşılık testosteron grubunda atriyal fibrilasyon (bir ritim bozukluğu), akut böbrek hasarı ve akciğer pıhtısı daha sık görüldü. Bu sonuçlar, tedavi dozlarının çok üzerinde kullanılan anabolik steroidlere uyarlanamaz.

Takip Nasıl Yapılır?

EAU, belirtilerin tedavinin üçüncü ayında değerlendirilmesini, sonrasında hastanın durumuna göre 6–12 ayda bir izlemi önerir. Takipte testosteron düzeyi, hematokrit, PSA ve prostat muayenesi değerlendirilir; kan yoğunlaşması açısından riskli erkeklerde tedavinin birinci yılında üç ayda bir kontrol önerilir. Tedavinin ne kadar süreceği düşüklüğün nedenine bağlıdır.

Dışarıdan Testosteron ve Steroid Kısırlık Yapar mı?

Evet, yapabilir. Sperm üretimi, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarıyla yönetilir: LH testisteki testosteron üretimini, FSH ise sperm üretimini uyarır. Testis içindeki testosteron düzeyi kandakinin çok üzerindedir ve sperm üretimi için gereklidir. Dışarıdan testosteron alındığında beyin kanda yeterli hormon olduğunu algılar ve LH ile FSH salgısını azaltır. Sonuçta testis kendi testosteronunu daha az üretir, sperm üretimi yavaşlar ya da durur ve testis küçülür. Sürecin ayrıntıları için sperm üretim süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Bu etki nedeniyle testosteron erkek doğum kontrolü yöntemi olarak bile araştırılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 1990’da yayımlanan çok merkezli çalışmasında, düzenli testosteron iğnesi uygulanan 271 sağlıklı ve doğurgan erkeğin 157’sinde menideki sperm tamamen kayboldu (azospermi); bu durum ortalama dört ayda gelişti. Bu yüzden EAU ve AUA/ASRM kılavuzları, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde testosteron tedavisi kullanılmamasını önerir.

Testosteron Bırakılınca Sperm Üretimi Düzelir mi?

Çoğu erkekte düzelir, ancak zaman alır. Hormonal erkek doğum kontrolü çalışmalarına katılan 1.549 sağlıklı erkeğin verilerinin birlikte incelendiği 2006 tarihli analizde, sperm yoğunluğunun mililitrede 20 milyona dönme olasılığı ilaç bırakıldıktan sonraki 6 ayda yüzde 67, 12 ayda yüzde 90, 16 ayda yüzde 96 bulundu. Bu erkekler kontrollü dozlarla ve sınırlı süre tedavi almıştı.

Uzun süre ve yüksek dozda anabolik steroid kullananlarda tablo daha değişkendir. 2020’de yayımlanan bir çalışmada, steroidi bırakan erkeklerde hormon değerlerinin ve sperm üretiminin toparlanması 6 ila 18 ay sürdü; kullanım süresi uzadıkça sperm üretiminin toparlanması yavaşladı ve eski kullanıcıların testis hacmi kullanmayanlara göre küçük kaldı. Aylardır kullanmadığı hâlde spermiyogramında hiç sperm görülmeyen erkekler için azospermi, sperm sayısı düşük çıkanlar için sperm sayısı düşüklüğü (oligospermi), diğer nedenler için erkek kısırlığı yazılarımız yol gösterebilir.

Testosteronu Düşük ve Çocuk İsteyen Erkekte Ne Yapılır?

Bu durumda testosteronu dışarıdan vermek yerine vücudun kendi üretimini uyaran tedaviler değerlendirilir. Hipofiz kaynaklı (sekonder) testosteron düşüklüğünde EAU, çocuk isteyen erkekte gonadotropin (hCG ve FSH) tedavisini standart yaklaşım olarak kabul eder; bu tedavi hem testosteronu hem de sperm üretimini destekleyebilir. Seçilmiş erkeklerde östrojen etkisini azaltan ilaç grupları da endikasyon dışı olarak kullanılabilir; kanıtı sınırlı olduğu için yalnız hekim kararıyla, kan testleri ve spermiyogramla izlenir.

Kür Sonrası Testosteron Düşüklüğü: Neden Olur, Ne Yapılmalı?

“Kür sonrası testosteron düşüklüğü” tıpta steroid kullanımına bağlı hipogonadizm olarak adlandırılır. Kullanım sırasında baskılanan LH ve FSH, ürün bırakıldığında hemen normale dönmez; dışarıdan gelen hormon da kesildiği için kandaki testosteron belirgin biçimde düşer. Bu dönemde şu yakınmalar görülebilir:

  • Cinsel istekte belirgin azalma ve sertleşme sorunları.
  • Yorgunluk, enerji düşüklüğü ve uyku bozukluğu.
  • Mutsuzluk, isteksizlik, kaygı ve depresyon.
  • Testislerde küçülme, memede hassasiyet.

Uzun süre steroid kullanmış erkeklerin incelendiği 2015 tarihli bir çalışmada, bırakılmasının üzerinden 3–26 ay geçmesine rağmen bazı erkeklerde testosteron belirgin düşük kaldı; 24 eski kullanıcının 7’si steroidi bırakma döneminde majör depresyon geçirdi. Duygu durumunuzda belirgin bir çöküş, çaresizlik hissi ya da kendinize zarar verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

“PCT” Kendi Başına Yapılmalı mı?

Spor çevrelerinde “PCT” (kür sonrası tedavi) adıyla, tanıdık tavsiyesiyle alınan ilaç kombinasyonları önerilir. Bunların çoğu yan etkileri olan reçeteli hormon ilaçlarıdır ve altta yatan başka bir hormon sorununu gizleyebilir. Doğru yaklaşım önce ölçmektir. Hekim; sabah total testosteron, LH, FSH, östradiol, prolaktin, hematokrit, karaciğer testleri, kan yağları ve çocuk planı varsa spermiyogramla durumu değerlendirir. Sonuca göre izlem ya da vücudun kendi üretimini uyaran bir tedavi önerilebilir; uygun yol kişiye göre değiştiği için burada doz ya da protokol verilmemiştir.

Steroid Kalbe ve Karaciğere Zarar Verir mi?

Uzun süre steroid kullanmış 86 sporcunun kullanmayan 54 sporcuyla karşılaştırıldığı 2017 tarihli bir çalışmada, kullananlarda kalbin kasılma ve gevşeme işlevi daha düşük, kalp damarlarındaki plak hacmi daha yüksek bulundu; plak yükü kullanım süresiyle birlikte arttı. Karaciğer açısından risk özellikle ağızdan alınan bazı sentetik steroidlerde (17-alfa alkillenmiş türevler) yüksektir; karaciğer enzimlerinde yükselme, safra akımının bozulması (kolestaz) ve karaciğer tümörleri bildirilmiştir. Bu değişikliklerin bir kısmı bırakınca geriler, bazıları ise ciddi olabilir.

Ne Zaman Ürologa Başvurmalı?

  • Cinsel istekte azalma, sabah ereksiyonlarında seyrekleşme, sertleşme sorunu ya da açıklanamayan yorgunluk gibi belirtileriniz varsa.
  • Bir tahlilde testosteronunuz düşük çıktıysa ve tedaviye başlamayı düşünüyorsanız.
  • Testosteron ya da anabolik steroid kullanıyorsanız veya kullandıysanız ve çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız.
  • Steroidi bıraktıktan sonra cinsel işlev, enerji ya da ruh hâlinizde belirgin bir düşüş yaşıyorsanız.
  • Testislerinizde küçülme, memede büyüme ya da hassasiyet fark ettiyseniz.
  • Testosteron tedavisi alıyor ancak düzenli testosteron, hematokrit ve PSA takibi yaptırmıyorsanız.

Bu yazı EAU cinsel ve üreme sağlığı kılavuzu (hipogonadizm), AUA testosteron eksikliği kılavuzu, AUA/ASRM erkek infertilitesi kılavuzu, Endocrine Society hipogonadizm kılavuzu (2018), Travison ve ark. (2017), TRAVERSE çalışması (NEJM, 2023), TRAVERSE prostat analizi (2023), WHO çalışması (Lancet, 1990), Liu ve ark. (Lancet, 2006), Shankara-Narayana ve ark. (2020), Kanayama ve ark. (2015), Baggish ve ark. (Circulation, 2017), Niedfeldt (2018), Clemesha ve ark. (2020) ve Geyer ve ark. (2004) kaynaklarındaki bilgilere dayanır. Değerlendirme için iletişim sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Testosteron takviyesi zararlı mı?

Reçetesiz “testosteron artırıcı” takviyelerin testosteronu yükselttiği güçlü kanıtla gösterilmemiştir; bazılarında etikette yazmayan hormon bulunabilir. Testosteron içeren iğne ve jellerin hekim kontrolü olmadan kullanılması kan yoğunlaşması, kısırlık ve testis küçülmesi gibi sorunlara yol açabilir. Hekiminize danışmadan testosteron ya da takviye kullanmayın.

Testosteron tedavisi (TRT) kimlere verilir?

Testosteron eksikliğiyle uyumlu belirtileri olan, iki ayrı sabah ölçümünde testosteronu düşük çıkan ve tedaviye engel bir durumu bulunmayan erkeklere verilir. Belirtisi olmayan, testosteronu normal olan ya da çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde kullanılmaz.

Testosteron iğnesi kalbe zarar verir mi?

Jel formuyla yapılan TRAVERSE çalışmasında testosteron tedavisi, kalp krizi, inme ve kalp-damar kaynaklı ölüm açısından plasebodan kötü bulunmadı; ancak ritim bozukluğu ve akciğer pıhtısı daha sık görüldü. Yüksek dozlu, uzun süreli anabolik steroid kullanımı ise kalp işlevinde azalma ve damar plaklarında artışla ilişkilendirilmiştir.

Testosteron iğnesi karaciğere zarar verir mi?

Hekim kontrolünde kullanılan testosteron iğnesi ve jelinde karaciğer hasarı sık beklenen bir yan etki değildir. Karaciğer enzim yüksekliği, kolestaz ve karaciğer tümörleri en çok ağızdan alınan bazı sentetik anabolik steroidlerle ilişkilendirilmiştir. Steroid kullandıysanız karaciğer testleri hekim değerlendirmesine eklenir.

Steroid kısırlık yapar mı?

Evet, dışarıdan alınan testosteron ve anabolik steroidler beynin testise giden uyarısını baskılayarak sperm üretimini azaltır, bazen tamamen durdurur. Çoğu erkekte bırakıldıktan sonra üretim aylar içinde toparlanır; uzun ve yüksek dozlu kullanımda bu süre bir yılı aşabilir. Çocuk planı olan erkek testosteron kullanmamalı, kullanıyorsa bir ürologla plan yapmalıdır.

Kür sonrası testosteron düşüklüğü geçer mi?

Çoğu erkekte hormonlar steroid bırakıldıktan sonra aylar içinde toparlanır; bir çalışmada bu süre 6 ila 18 ay arasında bulunmuştur. Uzun süre kullananlarda düşüklük daha uzun sürebilir ve depresyon gibi ciddi yakınmalar eşlik edebilir. Kendi başınıza ilaç kullanmak yerine hormon testleriyle hekim değerlendirmesi yaptırın.

Testosteron seviyesine hangi doktor bakar?

Testosteron düşüklüğünü üroloji ve endokrinoloji uzmanları değerlendirir. Cinsel işlev sorunları, doğurganlık ya da prostat takibi ön plandaysa ürolog değerlendirmesi uygundur.

Doç. Dr. Abdulkadir Tepeler

Üroloji Uzmanı, İstanbul

Testosteron düşüklüğünde karar; belirtiler, tekrarlanan ölçümler ve çocuk planı birlikte değerlendirilerek verilir. Şişli’deki muayenehanemde önce düşüklüğün gerçek olup olmadığını ve nedenini araştırıyor, ardından tedavi seçeneklerini, risklerini ve doğurganlığa etkisini hastalarla birlikte konuşuyorum.

Yazılarımı faydalı buluyorsanız, Dr. Abdulkadir Tepeler'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyebilirsiniz. Aramalarınızda içeriklerimiz daha kolay karşınıza çıkar.

Google'da tercih edilen kaynağım yap

Hekimin anlatımı

Paylaş WhatsApp X Facebook

Erkek Sağlığı konusunda diğer yazılar

Bilgi merkezi

İletişim

Sağlığınız için doğru adımı birlikte değerlendirelim.

Tanı, tedavi seçenekleri ve kişisel durumunuza uygun yaklaşım için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.