Renal arter stenozu, böbreği besleyen atardamarın daralmasıyla böbrek kan akımının azaldığı ciddi bir durumdur. Tedaviye dirençli yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyon bozukluğunun önemli nedenlerinden biri olan bu hastalık, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir.
Renal Arter Stenozu Nedir?
Her böbreği besleyen bir adet renal (böbrek) arteri vardır. Bu atardamarda daralma geliştiğinde böbreğe yeterli kan ulaşamaz. Kan basıncını düzenleyen renin-anjiyotensin sistemi devreye girerek kan basıncını yükseltir. Uzun süre devam eden düşük kan akımı ise böbrek dokusunun zarar görmesine zemin hazırlar.
Renal Arter Stenozu Türleri
Aterosklerotik Renal Arter Stenozu
En sık görülen türdür; olguların yaklaşık %90’ını oluşturur. Damar sertliği (ateroskleroz) sonucu renal arterin böbreğe girdiği ağız bölgesinde kolesterol plaklarının birikmesiyle daralma oluşur. Genellikle 55 yaş üstü erkeklerde, diyabet veya kalp-damar hastalığı olanlarda görülür.
Fibromusküler Displazi (FMD)
Damar duvarının kas ve bağ dokusu katmanlarının anormal gelişimine bağlı daralma ve genişlemelerin birlikte oluşturduğu boncuk dizisi görünümüdür. Ağırlıklı olarak 40–50 yaş altı kadınlarda görülür.
Renal Arter Stenozu Nedenleri
Ateroskleroz (Damar Sertliği)
Yüksek kolesterol, sigara, diyabet ve hipertansiyon aterosklerotik plak birikimini hızlandırır. Plaklar renal arterin lümenini (iç boşluğunu) daraltarak kan akımını kısıtlar.
Fibromusküler Displazi
Damar duvarının orta katmanı (media) ve dış katmanında (adventisya) anormal fibröz doku birikimi daralma ve balonlaşmalara yol açar. Nedeni tam bilinmemekle birlikte hormonal ve genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Diğer Nedenler
Aort diseksiyonu, Takayasu arteriti, radyasyona bağlı damar hasarı ve dışarıdan baskı yapan kitleler nadir nedenler arasında sayılabilir.
Renal Arter Stenozu Belirtileri
Çoğu hasta belirti vermeksizin yıllarca yaşayabilir; en sık ipucu tedaviye dirençli yüksek tansiyondur:
- 3 veya daha fazla ilaçla kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon
- Böbrek boyutlarında asimetri (küçülme)
- Böbrek fonksiyonlarında ani bozulma
- ACE inhibitörü veya ARB başlanınca kreatininde belirgin artış
- Ani başlayan yüksek tansiyon (özellikle genç kadınlarda FMD düşündürür)
- Tekrarlayan akciğer ödemi atakları (flash pulmoner ödem)
- Karın veya böbrek bölgesinde üfürüm (oskültasyonla)
Risk Faktörleri
- Sigara kullanımı
- Tip 2 diyabet
- Yüksek kolesterol
- Kontrol altına alınamayan hipertansiyon
- Koroner arter hastalığı veya periferik damar hastalığı
- İleri yaş (aterosklerotik form)
- Kadın cinsiyet, 40 yaş altı (FMD formu)
Tanı Yöntemleri
Doppler Ultrasonografi
İlk tercih edilen, girişimsel olmayan yöntemdir. Renal arterdeki kan akım hızını ve direncini ölçer; anlamlı darlık şüphesinde daha ileri tetkik gerektirir.
BT Anjiyografi
Renal arterlerin ayrıntılı görüntüsünü sağlar; darlığın yeri, uzunluğu ve derecesi net olarak değerlendirilebilir.
MR Anjiyografi
Radyasyon içermeyen alternatif; özellikle kontrast madde alerjisi veya hafif böbrek yetmezliğinde tercih edilir.
Dijital Subtraksiyon Anjiyografi (DSA)
Altın standart görüntüleme yöntemidir; aynı seansta tedavi (anjiyoplasti/stent) uygulanabilir.
Laboratuvar
Kreatinin, BUN, tam idrar tahlili, plazma renin aktivitesi ve aldosteron düzeyleri değerlendirilir.
Renal Arter Stenozu Tedavisi
Medikal Tedavi
Aterosklerotik vakaların büyük çoğunluğunda önce medikal tedavi denenir: antihipertansif ilaçlar (ACE inhibitörleri ve ARB’ler dikkatli kullanılmalı), statin ve antiplatelet tedavisi, diyabet ve kolesterol kontrolü, yaşam tarzı değişiklikleri (sigarayı bırakma, düşük sodyumlu diyet).
Perkütan Translüminal Anjiyoplasti (PTA)
Özellikle FMD’de yüksek başarı oranı sunar. Kasık bölgesinden damar içine ince bir kılavuz tel ilerletilir; darlık bölgesine balon yerleştirilerek şişirilir ve damar genişletilir.
Renal Arter Stentleme
Aterosklerotik vakalarda anjiyoplasti sonrası darlığın tekrar oluşmasını önlemek amacıyla metal stent yerleştirilir. Özellikle ağız bölgesi darlıklarında tercih edilir.
Cerrahi
Stent ve anjiyoplastinin uygun olmadığı kompleks vakalarda aortorenal bypass ya da endarterektomi uygulanır.
Komplikasyonlar
- Kontrol altına alınamayan hipertansiyon
- İskemik nefropati ve kronik böbrek yetmezliği
- Flash pulmoner ödem (ani akciğer ödemi)
- Kalp yetmezliği
- İnme
Önleme ve Yaşam Tarzı
- Sigarayı bırakın: Ateroskleroz ilerlemesini doğrudan yavaşlatır.
- Kolesterolünüzü hedef değerlerde tutun; gerekirse statin kullanın.
- Diyabetiniz varsa kan şekerinizi düzenli kontrol edin.
- Az tuzlu, meyve-sebzeden zengin diyet uygulayın.
- Düzenli aerobik egzersiz yapın (haftada en az 150 dakika).
- Tansiyonunuzu düzenli ölçün ve hedef değerlerin altında tutun.
Sık Sorulan Sorular
Renal arter stenozu tansiyon ilaçlarına direncin nedeni olabilir mi?
Evet. Üç veya daha fazla ilaçla kontrol edilemeyen hipertansiyonda renal arter stenozu mutlaka araştırılmalıdır.
Stent takıldıktan sonra tansiyon normale döner mi?
FMD kaynaklı vakalarda genellikle dramatik düzelme görülür. Aterosklerotik vakalarda böbrek korunursa da tansiyon ilaç gereksinimi azalabilir.
Renal arter stenozu böbreği tamamen mahveder mi?
Erken tanı ve tedaviyle böbrek fonksiyonları korunabilir. Uzun süreli, tedavisiz darlık kronik böbrek hasarına yol açabilir.
Her iki böbreği etkiler mi?
Çoğunlukla tek taraflıdır; ancak aterosklerotik vakaların yaklaşık %30’unda her iki renal arterde de darlık saptanabilir.
Anjiyoplasti ağrılı mıdır?
İşlem lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirilir; genellikle ağrısızdır. Aynı gün ya da ertesi gün taburculuk sağlanabilir.
Böbrek küçülmesi geri döner mi?
Kısmen. Kan akımı yeniden sağlandığında böbrek boyutu bir miktar artabilir; ancak tüm eski boyutuna dönmesi her zaman mümkün değildir.